AK PARTİ 18 YAŞINDA

BİR 10 YIL DAHA MÜMKÜN MÜ?

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) bugün kuruluşunun 18. yıl dönümünü kutluyor. Parti programına, tüzüğüne cümleler kattığım, dilinin, söyleminin ve politikalarının oluşmasında bir dönem emek verdiğim, 18 yıllık büyük ve yeni Türkiye mücadelesinin her safhasında bizzat mücadelenin içinde bulunduğum ya da yakından tanıklık yaptığım, 2 dönem de milletvekilliği görevini üstlendiğim AK Parti’nin kuruluşunun 18. yıl dönümünü yürekten tebrik ediyor, nice yıllar diliyorum.

AK Parti, 18 yaşında bir delikanlı olmasına rağmen, 17 yıllık kesintisiz iktidarıyla 96 yıllık Cumhuriyet tarihimizin nice rekorunu kırmayı başardı. AK Parti’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan; Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve Süleyman Demirel’den daha uzun süre ve kesintisiz iktidarda kaldı. AK Parti, 1946’da başlayan çok partili dönemde de, kesintisiz en uzun süre iktidarda kalan parti oldu.

Kıyası kabil değil ama, AK Parti’nin 96 yıllık Cumhuriyet döneminde henüz ulaşamadığı tek rekor, 1923-1950 arasında kesintisiz ülkeyi yöneten CHP’nin 27 yıllık iktidarı. AK Parti, bir 10 yıl daha iktidarda kalırsa, CHP’nin bu rekorunu da kıracak, hem de CHP’nin tersine, seçimle işbaşına gelen iktidar olarak bu rekoru egale edecek.

AK Parti bunu yapabilecek mi? 10 yıl daha ülkeyi idare edebilecek mi?

AK Parti’nin kurulduğu 2001 yılında doğanlar bugün 18 yaşına ulaştılar. Bugün, 18-25 yaş arası gençlerin, AK Parti öncesine dair tam bir tasavvurları yok. Açıkçası, AK Parti öncesini yaşamış olanlar da, 17 yıllık uzun iktidarın etkisiyle, geçmişe dair hatırladıkları artık çok şey yok. Birçoğumuz, bugünü değerlendirirken sadece son 3-4 yıl ile kıyas yapabiliyoruz. Nereden geldiğimizi çok kolay unutuyoruz.

AK Parti Türkiye’nin çok zor bir döneminde, ekonomik krizin ülkeyi kasıp kavurduğu 2002 yılında iktidara geldi. Sorun sadece ekonomi değildi; ifade özgürlüğünden inanç özgürlüğüne, terör meselesinden Kürt meselesine, dış politikadan iç siyasete kadar her alanda on yılların biriktirdiği meseleler vardı. AK Parti bütün bu sorunların üzerine kararlılıkla gitti. Kimi zaman son 100 yılın, 150 yılın meselelerini çözüme kavuşturdu. Ülkenin alt yapısını baştan sona yeniledi, güçlendirdi. Eğitimden sağlığa, adaletten ulaştırmaya, konuttan tarıma, sanayiden bilime, teknolojiye, ticarete kadar her alana dokundu ve her alanda tarihin en iyi seviyelerini yakaladı.

AK Parti, 17 yıllık iktidar sürecinde, liyakat yönünden bir cazibe merkezine de dönüştü. Ülkenin en iyi, en dürüst, en liyakatli isimleri beldelerden büyükşehirlere ve Başkent’e kadar AK Parti etrafında toplandı ve Türkiye’yi daha da büyütmek için gücünü seferber etti.

18. kuruluş, 17. iktidar yılından ileriye doğru bakıldığında, Türkiye’yi yönetecek yine en ideal kadronun, en güçlü partinin AK Parti olduğu rahatlıkla görülebiliyor. AK Parti’nin en az 10 yıl daha iktidarda kalıp, CHP’nin 27 yıllık rekorunu da aşmasının önünde teoride bir engel yok.

Ancak, AK Parti’nin bu büyük başarısı, Türkiye siyasetinde geçmişte çok örneği görülmeyen bir kutuplaşmayı da beraberinde getirdi.

Seçmenin her seferinde büyük itibar gösterdiği ve yüzde 50 üzerinde destek verdiği AK Parti ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan karşısında yek vücut bir blok oluştu. Recep Tayyip Erdoğan karşıtı bu blok ilk kısmi başarısını 7 Haziran 2015 seçimlerinde elde etti. Eğer MHP, CHP ve HDP ile ortak hükumet kursaydı, ya da AK Parti ile koalisyon yapsaydı, Erdoğan karşıtı blok zafer kazanmış olacaktı.

Erdoğan karşıtı blok umudunu yitirmedi. MHP’yi böldüler. En son yapılan 31 Mart seçimlerine baktığımızda, Erdoğan karşıtı bloğun önemli mevzi elde ettiğini görüyoruz. 23 Haziran’da tekrarlanan İstanbul seçimlerinin sonucu da bu bloğun uygun aday ve propagandayla mutlak zafer elde edebileceğini gösterdi.

Erdoğan ve AK Parti karşıtı bloğu umutlandıran başka gelişmeler de var. Örneğin Sayın Babacan ve Sayın Davutoğlu AK Parti ve Erdoğan karşısında konumlanıyorlar. Bugün var olan şartlar daha kötüye gitmese bile, yerinde kalsa bile, muhalif blok artık Erdoğan ve AK Parti için ciddi bir siyasi alternatif haline geldi.

Açık konuşalım: Mevcut veriler altında, 2023 ya da öncesinde yapılacak bir seçim, AK Parti ve Erdoğan’ın 17 yıl kesintisiz iktidarına son verebilir.

Burada şaşırtıcı olan, muhalif blok hiç çalışmadığı ve kendisini hiç değiştirmediği halde siyasi manzara bu noktaya gelmiştir. Öyleyse, AK Parti’nin dış şartlara değil, içeriye bakması gerekir.

Öyle ya… 17 yıl boyunca AK Parti’ye alternatif oluşmadı. Hele hele, Babacan ve Davutoğlu gibi, AK Parti içinden çıkanların AK Parti’den oy koparabilme ihtimalleri bugüne kadar hiç mümkün olmadı. Çünkü AK Parti, 17 yıl boyunca, başarısıyla, dinamizmiyle, heyecanıyla, alternatif oluşumlara fırsat tanımadı.

Bugün eğer alternatif oluşumlar sahneye çıkabiliyor ve yapacakları muhtemel ittifak ile iktidarı devirme gücüne ulaşabilir hale geliyorlarsa, bakılması gereken yer dışarısı değil, içerisidir.

AK Parti, 18. kuruluş yıl dönümünde, belki de 18 yılın en büyük buhranıyla karşı karşıya.

23 Haziran İstanbul seçimlerinden sonra bu buhranın çok acil, haftalar içinde üzerine gidilmesi gerekiyordu; olmadı. Bugün aradan yaklaşık 2 ay geçmiş olmasına rağmen halen durumun vehameti kavranılmış değil.

Oyse karşı karşıya kalınan buhranı aşmak hiç de zor değil. Yapılacak bir kaç küçük değişiklik, atılacak bir kaç adım, teşkilata, ülkeye, millete verilecek bir tutam heyecan tabloyu değiştirmeye yeter.

Şunu artık kimse inkar edemez: Tahribat oldukça büyük. Ama umutsuz olmaya da mahal yok: Yine de bu buhran aşılabilir.

AK Parti 18 yıllık mücadelesiyle kendi kaderini ülkenin hatta mazlum coğrafyaların kaderiyle örtüştürdü. AK Parti’nin kaybetmesi, sadece bir siyasi partinin kaybetmesinden çok daha fazlasıdır.

Bu sorumlulukla hareket edildiğinde, mevcut şartlar AK Parti ve ülke lehine değişecektir. Değişime karşı bir inatlaşma- ki AK Parti’nin 18 yılında hiç olmamıştır – hem bütün kazanımları yok edecek, hem de Türkiye’yi 18 yıl öncesinin o kaosuna yeniden sürükleyecektir.

AK Parti 17 yıldır kesintisiz iktidarda; en az bir 10 yıl daha iktidarda kalabilir. Bunun için birikimi, tecrübesi ve liyakatli kadroları var. Bunu başarabilmek için ise, her zaman yaptığını yapması, milleti, ülkeyi, siyaseti, krizleri iyi okuması, iyi analiz etmesi gerekiyor.

AK Parti’nin 18. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.

AK PARTİ 18 YAŞINDA” için 3 yorum

  1. Ak Parti 18 yaşında…
    Hayırlı Olsun.
    Medeni Kanuna göre artık “Reşit”
    Kurulduğu gün doğanlar… Onlar da “Reşit”
    Reşit olana doğru “Mürşid” olmak lazım değil mi?
    -Onlar artık geçmişte şöyleydi, böyleydi duymak istemiyorlar-
    Onların da gönülden sahiplenecekleri davamız olmalı, onlarla beraber söyleyebileceğimiz bir sevda şarkısı…
    Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah Aydın Abi. Mahsus selam ederim.
    Raşit YILDIRIM

    Beğen

  2. Tespit ve temennileriniz için teşekkür ediyorum. Sizi okumak takip etmek benim bir büyük bir keyif. Çünkü siz insaflısınız, hakperestsiniz. Öyle gördüm sizi. Selam ve hürmetlerimle. Ergün Kara

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s